Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığı,dirliği ve birliğini bozmak üzere yasadışı illegal faaliyetlerini sürdüren terör örgütü PKK ( Partiya Kerkeran Kürdistan,Kürdistan İşçi Partisi ), yine tüm kana susamış hainliği ile başrolü oynuyor.Aziz vatan, her karış toprağında yatan şehitlerimizle artık ayakta. Seyrediyor Şehitlerimiz nereye doğru gittiğimizi.Taşla,sopayla,kazma sapıyla, karnında bebesiyle,genci, ihtiyarı ile savunduk kutsal vatanımızı Kurtuluş mücadelesinde...Savaşarak, kan dökerek, şehitler vererek sınırlarımızı çizdik ve koruduk bu günlere kadar. Savaşmayı bilen bir milletiz kısacası. Terörle mücadele ise savaşmanın ötesinde, apayrı bir konu. Çünkü düşman ortada gezinmiyor, karşınada çıkmıyor. Düşmanın yeri, yani teröristlerin mekanı, Tunceli'den tutun,cizreye,Gabar,Cudi dağlarından tutun,Kandil dağına kadar uzanıyor.Yani dağlar mekanı olmuş hain terör örgütü PKK'nın. Saklanmak gizlenmek ise, yaşam biçimleri. Kendileri gibi, her işlerinide haince yapıyorlar. Teke tek, birebir saldırıyı, hiçbir PKK'lı teröristte bulamazsınız. 3 kişiye 30 kişi saldırmak adetleridir bunların.Şu an Ülke olarak gündemimizde olan, Irak meselesini biraz ele alalım.
ABD ( Amerika Birleşik Devletleri ) nin Irak üzerinde ki yapılandırmasında, ne kadar başarıya ulaştığı tartışılır. Ama amacına ulaştığı söylenebilir.Bildiğiniz gibi ABD, Irak'ta özel askeri ve polis birliklerini yetiştiriyor. Bunların çoğu peşmergelerden oluşuyor. Peşmergelerin PKK ile yakınlığını sanırım yazmamıza gerek yok. Yazının ortasında bunuda anlayacaksınız. Ne tuhaf bir ilişkidir ki, DTP'li milletvekilleri ( ? ), Aysel TUĞLUK, Fatma KURTULAN ve Osman ÖZÇELİK, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi İçişleri Bakanı Hacı Osman MAHMUT ve beraberinde ki İçişleri İstihbarat Şefi Kerim Sincari. Bu isimler geçtiğimiz günlerde çatışma sonucu rehin alınan 8 askerimizi PKK'dan teslim almak için Kandil dağında ki, Zap kampına 4X4'lerden oluşan 12 araçlık bir konvoyla giderken, beraberinde peşmergelerde onlara eşlik ediyordu. Ve PKK'nın kontrol noktalarından geçerken, PKK'lılarla, peşmergelerin samimiyeti, şakalaşmaları sanırım ABD'nin hangi noktada olduğunu anlatıyor. Yüzümüze gülenlerin, arkamızdan neler çevirdiğini anlamak çokta zor değil sanırım. ABD'nin Irakta ki yapılandırması, aslında yıllar evvel planladığı Büyük Ortadoğu projesinin canlı bir örneğidir. Şimdilerde İran'a da aynı senaryo ile yaklaşmak istiyor ama, İran Irak gibi kolay lokma değil. İran için hedeflerini, etrafında ki komşularını birbirine kırdırarak, sonra parçalayarak, sonrada dilediğine de destek olarak sonuçlayacak. Tabi sonucu Irak'ta ki ABD patronluğuna benzeyecek. ABD hedefini 3,5 seneliğine değil, 50 yıllığına çiziyor. Bu gün altın değerinde olan su ve petrol, gelecekte uğruna katliamlar yapılacak, bulunmayacak değerler. Ve bütün bu değerlerin ortasında coğrafi olarak staratejik ortamda Dünya'nın merkezi olan TÜRKİYE..!
Savaş önce kafalarda kazanılır.ABD'nin Musul ve Kerkük hayali artık gerçek oldu. Irakta bulunan Türkmenlerin, Kürtlerin ve peşmergelerin kontrolüde ABD'nin elinde. Şimdi geleceğe dönük planları olan ABD yeni arayışlar içerisinde. 1975-1991 yıllarında Kürt siyasetçileri Talabani ve Barzani ABD'nin kendilerini sattığını ifade ediyor, haykırıyorlar ve ABD işgalinin kendilerine büyük zarar verdiğini söylüyorlardı. Şimdi ne oldu ?
Türkiye,, 2001 yılında özellikle Kuzey Irak üzerinde ki politikasını şöyle sıralamıştı kısaca.
1. Irak'ın toprak bütünlüğünden yanayız.
2. Irak'ın kuzeyinde yeni bir devlet oluşumuna müsaade etmeyiz.
3.Irak Türklerinin can ve mal emniyetiyle birlikte haklarının korunması önceliklerimiz arasındadır.
Yani bu ne demek, Irak'ın kuzeyinde Türkiye'nin güvenliğini tehdit edebilecek bir oluşumun ortaya çıkması SAVAŞ sebebidir.
Özellikle burada vurgulamak istediğim diğer konu ise şu. Türkiye'nin hem ABD, hemde AB tarafından Irak'ın kuzeyine girmemesinin açıkça istendiği günlerde, Türk Silahlı Kuvvetleri hükümetle koordineli olarak, yaptığı açıklamada aşağıda ki şartların ortaya çıkmaması halinde, TSK'nın Irak'ın kuzeyine girmeyeceğini bildirdi.
1. Kuzeyden sınırlarımıza yönelik bir göç hareketinin oluşması.
2. Kuzeydeki gruplardan birinin diğerine saldırması.
3. Irak Türklerine yönelik bir saldırının gerçekleşmesi.
4. Peşmerge gruplarının Musul ve Kerkük'e girmesi.
Peki sonra ne oldu ? ABD'nin Irak saldırısı başladı. Saldırının 19.Günlerinde Irak kuvvetleri çözüldü ve Irak'ın kuzeyinde ki peşmergeler bölgedeki ABD askerlerinin azlığından ve Baas rejiminin çekilmesi sonucu, bölgede oluşan otorite boşluğundan yararlanarak, önce Kerkük'e daha sonra Musul'a girdiler.
Türkiye'nin baştan beri büyük bir hassasiyetle Peşmergelerin girmemesini istediği, bu iki Türk şehrine girmekle kalmadılar, şehirlerde ki resmi binaları, yağmaladılar talan ettiler...Her iki şehirde de ilk yağmalanan yerlerin tapu ve nüfus dairelerinin olması, Peşmergelerin bu iki şehirdeki Türk (Türkmen) nüfusunun kayıtlarını yok ederek onları resmi evrak üzerinde de azınlık durumuna düşürmek olduğu apaçık ortadadır. Artık anlaşıldığı üzere ABD, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyi üzerine koyduğu tavrı ve hassasiyeti pek ciddiye almamıştır. Sebebi ise tek amacı olan büyük Ortadoğu projesinde ki kararlılığı. Bu projenin başkanı ABD olmalıydı, yani yönetim kendi elinde olacaktı. Kim ne derse desin ABD'nin Türkiye';ye yönelik kararları ve özellikle verdiği sözler, sadece tutulmayan bir SÖZ olarak kalmıştır.Kısacası ortada yazılı bir söz yok ?? İki dost arasında anlaşma yapılsa dahi evrak ve şahit gösterip imzalayan bizler, böyle ciddi meselelerde sadece sözlere itibar etmişiz. Üstelik daha evvel şartlarda belirlenen ihlallerin neredeyse tümü gerçekleşmesine rağmen, Irak'ın kuzeyine herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Yapılacak her hareketin ABD onaylı olmasını istemek ise Süper devletin biraz daha süper olmasını kamçılamaktır. Nitekim öylede oldu. Bence sorun ne Barzani'de, ne Talabine'de ne de şu an ki göstermelik Irak yönetiminde.Esas sorun üç kuruşluk Peşmergelere, küstah Barzani'ye ve Talabani'ye siz önden yürüyün, biz arkanızdayız diyen Amerika Birleşik Devletlerinde..! Umarım çok geç olmadan anlarız.Şu an bizde Irak topraklarında mücadelemizi sürdürüyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimize güveniyor ve gönülden hepsini destekliyoruz.Türk Milleti sizinle gurur duyuyor ve her zamanda duyacaktır.
1 $ = 1,52 YTL
1 € = 1,94 YTL