Aziz vatan için gözlerini kırpmadan can veren yiğitlerle, şehitler ordusu ile, kanımızla, canımızla renk verdiğimiz şanlı bayrağımızla kurulan TÜRKİYE CUMHURİYETİ… Vatan hainlerinin Türkiye cumhuriyeti üzerinde oynadığı oyunlara, hazırladıkları senaryolara ve uzun vadeli hesaplarına her geçen gün yenileri ekleniyor. Sayın genelkurmay başkanımızın geçtiğimiz günlerde yaptığı bir basın açıklamasında konuyu kısaca özetlediği gibi.” Mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz, kararlılığımızdan taviz vermeden operasyonlar devam edecektir” İşte hepimizin ortak sesi ancak bu kadar kısa ve öz izah edilebilir. PKK güneydoğu da ki hain saldırılarını, büyükşehirlere taşımış ve bunları da vahşet boyutunda yapmaktadır. İntihar bombacılar, canlı bombalar, konusunda uzman katliamcı yetiştirilen anti teröristlerle devleti hedef almalarının yanı sıra, artık sivil insanları da acımadan, gözlerini kırpmadan öldürebiliyorlar. Anlaşıldığı üzere PKK artık eskisinden daha çok azı dişini gösteriyor. Sınırlarını kanla belirleyen ve kendi aralarında dahi ihtilafa düşen, katiller ordusu PKK’nın Ankara da ki temsilcileri, hala milletvekilliği zırhı altında serbestçe dolaşabiliyorlar. Vatana ihanet suçunu açıkça itiraf eden, PKK terör örgütüdür diye tanımlama yapamayan, Türk silahlı kuvvetlerinin güneydoğuda ki her operasyonun durdurulmasını isteyen, Diyarbakır belediye başkanını bütün olumsuz icraatlarına rağmen tam destekleyen sözde DTP’li milletvekilleri zihinleri oldukça meşgul ediyor. Adı üstünde Milletvekili. Yani bu DTP’li vekiller birilerini temsil ediyor. Konuştuğu zaman halkımız ya da özgürlük diyorlar…Allah aşkına şöyle bir etrafınıza bir bakın Türkiye den daha özgür bir ülke var mı ? İstanbul’ dan bir vatandaş buyursun Hakkari’de dükkan açsın veya İzmir den veya bursa dan veya edirne den. Dükkan açmayı, iş kurmayı bırakın bir kenara vatandaş güneydoğu sınırlarına seyahat için gitmeye korkuyor. Türkiye cumhuriyeti sınırları içinde yer alan, kanımızla canımızla sahip olduğumuz topraklarımıza elimizi kolumuzu sallayarak gidemiyorsak… O halde kimin özgürlüğü elinden alınmıştır. Buyurun bir daha düşünün. Diyarbakır’dan, Şırnak’tan, Cizre’den, Yüksekova’dan, Bingöl’den vatandaşımız rahatça Ankara ya, İstanbul’a, İzmir’e gelebiliyor. Ev alıyor, iş buluyor, iş kuruyor vs. Kendi şehrinde nasıl rahat dolaşabiliyorsa, büyük şehirlerimizin sokak ve caddelerin de bir o kadar rahat dolaşabiliyorlarsa bu anlattıkları özgürlük hikayesinin de aslı olmadığı kolayca anlaşılabilir. Aslında bildiğiniz gibi teröristlerin ve yandaşçılarının amaçlarına ulaşma gayesi uzun yıllara dayanıyor. Fakat belirledikleri strateji tutmadığı için, şu anda her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Geldiğimiz şu nokta da Ergenekon terör örgütünün deşifre olması ve 12’ci dalga sınırına gelinmesi de bir hayli ürküttü PKK’yı…Bazı şeylerin iyi anlaşılması lazım. Devleti bölmeye yönelik, Cumhuriyetimizi tehdit eden her faaliyet, her yapılanma, hatta her düşünce sorgulanmalıdır. Çünkü kişilerin, şahsiyetlerin, toplumların ve milletin varlığı ancak demokrasi oldukça hayat bulur. Türkiye cumhuriyetinin manevi kavramları üzerinde yanlış hesaplar yapan ve eylemlerini PKK ve diğer terör örgütleri ile ortak yürüten, vatanın bölünmez bütünlüğü ilkesini açıkça ihlal eden hangi yapılanma, hangi karanlık güç olursa olsun bunun hesabını muhakkak vermelidir. Ve bu hesabı da Yüce Türk Milleti adına devletin sorması da gayet doğal ve isabetli bir karardır. Polisimi, askerimi, yiğitlerimi gözlerini kırpmadan şehit eden vatan haini, kana susamış cani katillere, teröristlere buradan sesleniyorum. Az zamanınız kaldı. Gün gelecek şehitlerimizin kanında boğulacak ve ait olduğunuz mekanınız cehennemi boylayacaksınız.Ve arkanızdan şöyle denilecek “ Burada mezarları olmayan vatan haini teröristler yatıyor” Ben buradan tüm şehitlerimize yüce Allahtan rahmet, kederli ailelerimize ve yüce Türk Milletimize baş sağlığı diliyorum.Ruhunuz şad olsun, mekanınız cennettir…
Ercüment ÖZDİKER