Bu günleri de gördük
Yine PKK yine TERÖR. Her yerde olay, her yerde kargaşa var. Kafalar yine karıştırılıyor.
Medya görevini yanlı yapıyor. Ergenekon terör örgütüne yönelik yapılan dalga dalga
operasyonları bile gündemden düşüren hareketlilikler yaşıyor TÜRKİYE. Polis mevcut yetkisi ile olaylara müdahalede etkisiz kalıyor. Vatandaşımızda, esnafımızda, işadamlarımızda tedirgin. Herkes şu soruyu soruyor. “ TÜRKİYE NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR” Ekonomi can çekişiyor, esnaf kan ağlıyor, kimse alacağını tahsil edemediği gibi, borcunu da ödeyemiyor. Onurlu insanların mağdur edildiği bu çirkin manzaradan şikayetçi milyonlarımız var bizim. Ülkemiz bu durumdayken Terörden ve Ekonomik krizden nemalananlarda cabası. Birçok hortumcular için kara para aklama altın yılları. Binâaleyh her kim olursa olsun adalet şaşmayacak ve bir gün muhakkak hesap sorulacaktır ama o günü beklemek veya o günü görmek ciddi sabır istiyor. Diğer boyutta yıllardır süre gelen her çeşit olayda, şiddet, yaralama, cinnet, cinayet, uyuşturucu ile mücadele, terörle mücadele gerekse toplumsal olaylara müdahalelerde Medya tarafından olumsuz yönde, hep ön planda gösterilen POLİS, yine aynı senaryonun kurbanı edilmektedir. Polis her olayda sahipsiz bırakılmaktadır. Emniyet teşkilatında suyun başı diye tabir edilen Emniyet Genel Müdürlüğü, maalesef siyasi baskıdan ve siyasi yaptırımlardan hala kurtulamamıştır. Durum böyle olunca Polisin olaylara müdahale ederken aklına bin bir türlü soru gelmektedir. Uzmanlar tarafından iyi incelendiğinde bu görüşün doğruluk payının yüzde 80 olduğu anlaşılacaktır. Bütün olumsuz gelişmelere tuz biber eken MEDYA ise, bu güne kadar polisin hangi şartlar altında görev yaptığı ile ilgilenmemiş, polisin hep elinde copla haberlerini yapmıştır. Polisin sempatik gösterilmesi beklenemez, zaten polis sempatik bir meslek sahibi de değildir. Hırsızla uğraşır, çatışmaya girer, sabaha karşı evden adam alır. Polisin görevidir bunlar. Ama en azından olayları olduğu gibi yansıtmak, sadece ve sadece gerçekleri yazmak olmalıdır medyanın görevi. Medya sadece polis kanadında değil, ekonomi kanadında yanlışın içinde. Her gün ülke elden gidiyor, ekonomi battı, esnaf bitti, üstelik 2010 senesinin sonuna kadar ekonomi düzelmeyecek haberleri… Ne oluyor kardeşim el insaf vesselam. Siz nerede yaşıyorsunuz ? Sizin gazeteleriniz, televizyonlarınız kimin sayesinde ayakta duruyor. Halk olmasa, esnaf olmasa, işadamı olmasa Medya var olur mu sizce ? Ülkenin ana temelleri vardır. Bir Güvenlik, iki eğitim, üç sağlık.
Bu üç kurum askerde, poliste, eğitimde, sağlıkta yıpratılamaz. Olmazsa olmazlardır bunlar. Lütfen ama lütfen bu kurumları yıpratmayalım. Her kurumda yanlış işler, yanlış insanlar olabilir. Ama hiçbir zaman memleket meselesinde dengesiz, tutarsız, yanlı, menfaat gözetilerek yayın yapılamaz. Bu ülkeye zarar verir zaten veriyor da.
Bütün bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra, ülkemizde olumlu gelişmeleri, yatırımları ve işini ciddi yapan yatırımcıları, gelecek vadeden umut veren insanları da destelemek, örnek olmaları açısından halka duyurmakta medyanın görevi olmalıdır. Haklı haksız birbirine karışmışsa, hırsızla, mağdur ayırt edilemeyecek duruma gelmişse, toplum olarak kendimizi bir daha sorguya çekmemiz gerekmez mi ?
Güncelleme 18 Ekim Pazar ( 16:45 )